Çin Mülteciler için Yeni Bir Yuva Olabilir mi?

0
569

Nisan 2011’de başlayan ayaklanmalardan bu yana Suriye’deki karışıklıklar 5. senesini doldurdu. Bu süre zarfında Esed Hükümeti, muhalifler, IŞİD, El Nusra, Kürt, Türkmen, Dürzi ve Süryaniler arasında sayısız çatışma yaşanmış, zamanla ABD, Avrupa, Rusya, İran, Türkiye, Çin vb. güçler de Suriye politikalarında değişiklikler yapmışlardır.

2012 yılı Şubat ayında gerçekleştirilen BM Güvenlik Konseyi (BMGK) toplantısında Suriye’deki insan hakları ihlallerini kınayan ve şiddetin sona erdirilmesine yönelik müdahale edilmesi kararı 13’e karşı 2 oyla veto edildi. Çin Halk Cumhuriyeti ve Rusya kuruldaki diğer üyelerin aksine müdahale kararına sıcak bakmadı ve BM’nin müdahalesi askıya alındı. BMGK’daki diğer üyelerin aksine Çin’in ret oyu kullanmasının arkasında yatan sebepler; BM’nin gerçekleştireceği olası bir askeri müdahalenin Suriye’nin iç işlerine karışmak olacağı, Suriye ile ilgili kararların Suriyelilere bırakılmasının gerektiği düşüncesi ve Batılı güçlerin bölgedeki hegemonyasını perçinleyeceği endişesi olarak sıralanabilir.

Günün sonunda, halihazırdaki durumun mu yoksa BM tarafından gerçekleştirilecek bir müdahalenin mi Suriye’deki problemleri çözme adına daha faydalı olacağı tartışılabilir, ancak ortada apaçık duran bir gerçek vardır ki; Suriye’de devam edegelen güç çatışması arkasında yıkık şehirler, evsiz kalan insanlar ve can güvenliklerini sağlayabilmek için başka ülkelere sığınmak zorunda kalan milyonlarca sivil bıraktı. Kaynaklara göre çatışmaların başlamasından bu yana 4.000.000’dan fazla insan dış ülkelere sığınmak zorunda kaldı, yaklaşık iki katı kadar insan ise Suriye içerisinde yer değiştirdi.

Londra merkezli “Uluslararası Af Örgütü” 27 ülkeden 27 bin katılımcıyla gerçekleştirdiği araştırmada yerel halklara suriyeli mültecileri ülkelerinde isteyip istemediklerini sordu. Araştırma sonuçlarına göre kamusal kabul sıralamasında Çin, Almanya ve İngiltere ilk üçü oluşturdu.

Ankete katılan her 10 kişiden biri mültecilere evini açmaya razı olurken, dikkat çeken nokta ise Çinlilerin %49’la ilk sıraya yerleşmeleridir. Çinlilerden sonra ikinci sırada gelen İngilizler için ise bu oran %29’dur.

Uluslararası Af Örgütü’nün araştırmasına göre “Hükümetler mültecilere daha fazla yardım sağlamalılar mı?” sorusuna “Evet” cevabı yine en fazla Çinlilerden geldi. Ankete katılan Çinlilerin %85’i hükümetlerinin mültecilere daha fazla yardım sağlaması gerektiği kanaatinde olduklarını belirttiler. Çin’den sonra en fazla evet cevabı Nijerya ve Ürdünlü katılımcılardan geldi.

“Savaş ve zulümden kaçanlar diğer ülkelere sığınmalı mı?” sorusuna Çinli katılımcıların %70’i evet cevabı vererek 19. sıraya yerleştiler. Almanya, İspanya ve Kanada ise ilk 3’u oluşturdular.

Çin’deki Mülteciler

Mülteci kavramı aslında Çinlilerin yabancı oldukları bir olgu değildir, ancak bugüne kadar Çin’e sığınmış mültecilerin çoğunluğu ya çevre ülkelerden gelen ya da köken olarak Çinli olan kimselerdir.

Örneğin, 1978-1979 yılları arasında 260 bin Vietnamlı mülteci Çin’e yerleşmiştir. 1980’lerin başında ise Taylandlı, Laoslu ve Kamboçyalı mülteciler de Çin’e sığınmış ve Guangxi, Guangdong, Yunnan, Fujian, Jiangxi, Hainan vb. güney eyaletlerde yaşamlarını sürdürmüşlerdir.

Birleşmiş Milletler Mülteciler Yüksek Komiserliği’nin açıkladığı rakamlara göre Çin Halk Cumhuriyeti son yıllarda Vietnam, Somali, Irak, Liberya vb. ülkelerden gelen 301.622 mülteciye ev sahipliği yapmıştır.

Suriyeli Mülteciler ve Çin

Araştırmanın sonuçlarının yayılması Çinliler arasında farklı tartışmalara yol açtı. Rakamların gerçeği yansıtmadığına dair görüşler çoğunlukta. Buna sebep olarak ise araştırmanın sadece Çin’deki 18 şehirde ve telefon görüşmesi yöntemiyle yapılması gösterilmektedir,

Araştırma sonrasında yapılan yorumların genelinde mültecilerin dil, kültürel ve inanç vb. açılardan Çin toplumuna uyum sağlamada problem yaşayacakları vurgulanmakta. Bunun yanısıra, mültecilerin şehirlere mi yoksa kırsal alanlara mı yerleştirilecekleri de ayrı bir problem olarak ele alınmaktadır. Mültecilerin halihazırda nüfusun yoğunlaştığı ve hayat standartlarının yüksek olduğu Şanghay, Pekin, Guangzhou gibi kentlerde geçim zorluğu, daha az gelişmiş iç bölgelerde ise adaptasyon problemi yaşamaları kaçınılmazdır.

Ayrıca, Çin’in hukuk sisteminin mültecilerin haklarının korunması hususunda çıkabilecek muhtemel problemleri çözebilme adına yeterli olamamaması da önemli bir sorundur. Bunun sonucu olarak ülke de ırk ayrımcılıkları, sosyal çatışmalar vb. meydana gelmesi ihtimal dahilindedir. Bunun yanısıra sosyal güvenlik politikaları açısından tam olarak rayına oturmamış bir sistemi olan Çin’in kendi vatandaşlarına sosyal güvenlik hizmeti sağlamada yaşadığı çıkmazlar ortadayken sığınmacıların özellikle de sağlık ve eğitim hususundaki ihtiyaçlarını karşılaması yerel yönetimler üzerindeki baskıyı arttırması muhtemeldir.

Peki, yaklaşık 300bin Vietnamlıya ev sahipliği yapan Çin’in Suriyeli mültecilere de kapısını açması mümkün değil midir? Bir kısım görüşlere göre; Vietnamlı mültecilerin büyük çoğunluğu halihazırda o eyaletlerdeki yerel dilini konuşabilen ve yaşam standartları olarak da buralara alışkın kimselerdir. Hatta bir kısmı öncesinde Vietnam’a göç etmiş ve savaşın patlak vermesiyle Çin’e geri dönen Çinlilerdir. Bu sebeple yakın çevreden gelen bu mülteciler dil, kültür ve yaşam standardı açısından büyük zorluklar yaşamadan Çin toplumuna entegre olmayı başarmışlardır. Ancak Suriyeli sığınmacılar için aynı şeyi söylemek pek mümkün değildir. Tamamen farklı dilleri konuşan, farklı inanç sistemine sahip ve farklı sosyal yapılardan gelen Suriyelilerin Çin’e adaptasyonu için zorlu bir süreç öngörülmektedir.

Bir diğer görüşe göre Çin’in Xinjiang Özerk Bölgesi Suriyeli sığınmacılar için ideal bir seçenek olabilir. Ancak bilindiği üzere Xinjiang Özerk Bölgesi Çin için hassas bir bölge. Gerek merkezden uzak oluşu gerekse sosyal dokunun farklılığı sebebiyle yönetim adına hususi politikaların gerçekleştirildiği ve bir dengenin oluşturulmaya çalışıldığı bu bölgeye mültecilerin yerleştirilmesi konusuna Pekin Hükümeti’nin sıcak bakıp bakmayacağı ise bir soru işaretidir.

Sonuç olarak, Uluslararası Af Örgütü’nun bu araştırması Çin kamuoyunda ses getirmiş ve birçok kişi tarafından Suriyeli mültecileri kabul edip etmeme husunda Çinlilerin genel görüşünü temsil etmediği iddia edilmiştir. Realiteler göz önüne alındığında ise Suriyeli mültecilerin Çin’e sığınmak istedikleri taktirde yaşayacakları muhtemel adaptasyon problemleri, farklı politik sebepler vb. bu sürecin kolay olmayacağını göstermektedir.

1
(Kaynak: Uluslararası Af Örgütü)
640-2
(Kaynak: Uluslararası Af Örgütü)
4
(Kaynak: UNHCR Pekin Ofisi)

Kaynakça

  • 高思琦 《中国能否接收叙利亚难民?》中东研究通讯 2016-05-23
  • https://www.amnesty.org/en/latest/news/2016/05/refugees-welcome-index-shows-government-refugee-policies-out-of-touch/ (Refugees Welcome Index shows government refugee policies out of touch with public opinion)