Çin ve Hindistan Arasındaki Ticari İlişkiler

0
850

Çin ve Hindistan, yüzyıllardır komşu olan, dünyanın en köklü medeniyetlerine sahip , tarih boyunca dinî, kültürel, bilimsel ve ekonomik münasebette bulunmuş iki ülkedir. Aralarında tarih boyunca ciddi etkileşimler yaşanmıştır. Özellikle Budizm’in, Çin’de yayılmaya başlamasıyla etkileşim daha da artmıştır. Çin ve Hindistan arasındaki ilişki, ticari yolların etkisiyle yüzyıllar boyu sürüp gitmiştir.

Modern zamanlara gelindiğinde, Çin ve Hindistan ilişkileri belki de tarih boyunca görmediği kadar kesintiye uğramıştır. 1949-1978 yılları arası sosyalist dönüşüm, sosyalist yapılanma ve kültür devriminin yaşandığı dönemlerde ilişkiler sıfıra inmiştir. 1962 yılında yaşanan sınır çatışması ise ilişkilere balta vurmuştur(1). 1978 yılında Deng Xiaoping’in başa gelip reformları başlatmasıyla Çin ekonomisi kapılarını dış yatırımcıya açmıştır. Devlet merkezli planlı ekonomiden karma ekonomiye geçiş süreci başlamıştır.

1947 yılında İngiltere’den bağımsızlığını kazanan Hindistan’ın, devlet kontrollü ekonomik yapısı 1990 yılında liberalize edilmeye başlanmıştır(2). Bu yüzden Hindistan, ekonomik büyüme yarışına Çin’den yaklaşık on sene sonra girmiştir.

china-india-trade-bilateral-trade-trade-balance_chartbuilder(3)

Ticaret Hacmi  

Çin ve Hindistan ilişkileri Mao devrinin ardından 1978’de tekrar başlamıştır.1984 yılında imzalanan anlaşmayla belirli bir ivme kazanma sürecine girmişir. İki ülke arasındaki politik sorunlar ticari ilişkilerin hızla gelişmesine engel olmuştur. İlişkilerin 1978 yılında başlamasına rağmen ikili ticaret hacmi 2002 yılında ancak 4.8 milyar dolar olmuştur. 2005 yılında ise bu rakam 18.7 milyar dolara ulaşmıştır. 2014 yılında 70 milyar dolar civarı ticaret hacmi gerçekleşmiştir. 2015 için hedeflenen ticaret hacmi 100 milyar dolardır. 2020 yılı için ise hedeflenen ticaret hacmi 200 milyar dolardır.

图片1Hindistan’ın Çin ile ilişkilerinden kaynaklanan dış ticaret açığı 40 milyar doları bulmuştur. Bu rakam 2001 yılında sadece 1 milyar dolar idi. Aynı problemi Hindistan gibi, Türkiye de Çin karşısında yaşamaktadır. Çin-Amerika arasındaki ticaret hacmi 1 trilyon dolar seviyelerindedir. Çin-Hindistan arasındaki ticaret hacmi 70 milyar dolardır ki Amerika-Çin arasında gerçekleşen ticaret hacmiyle karşılaştırıldığında gerçekten çok azdır. İki ülke de ticaret hacmini iştahla artırmak istemektedir. Çin’in Hindistan’da gerçekleştirebileceği bir çok yatırım alanı mevcuttur. Hindistan’a düşen, dış yatırımcılar için ülkesini daha cazip hale getirmektir. Hindistan ise enformasyon ve bilgi teknolojilerindeki gelişmişliğini kullanarak Çin’de pazar arayışına girebilir.

Çin Hindistan Arasındaki İthalat ve İhracat

2012 yılı verilerine göre Hindistan’ın en fazla ithalat yaptığı ülke Çin’dir. Yaklaşık olarak ithaltının %12’sini kapsamaktadır. Çin’in ardından ise Birleşik Arap Emirlikleri, İsviçre ve Suudi Arabistan gelmektedir(4). Hindistan’ın ihracaat  yaptığı ülkelerin başında ABD, İngiltere ve Singapur yer almaktadır. Çin, en fazla ihracaat yaptığı 4. ülkedir.

Ticari Faailiyetler Altında Hindistan’ın Çin’den Aldığı Ders

Çin Cumhurbaşkanı Xi Jinping ve Hindistan Başbakanı’nın 2014 yılı Eylül ayında yaptıkları görüşme neticesinde bazı anlaşmalara imza attılar. Bunlardan birisi de Çin’in gelecek beş yıl içerisinde Hindistan’da 20 milyar dolarlık altyapı yatırımında bulunmasıdır. Hindistan’da altyapı eksiklikleri mevcuttur.

Bir dönem Hindistan hükümetinin kırsal alana ilgisizliği köylüleri yoksul ve kötü yaşam şartlarına itmiştir. Çin ise durum biraz daha iç açıcıdır. Hindistan’a nispeten Çin, altyapı konusunda daha iyi durumdadır(5). Hindistan, kırsal alanda yoksulluk çeken halkına daha fazla hizmet götürmeyi planlamaktadır. Tabiî bunun için devlet desteğiyle beraber üniversite ve iş dünyasının da işbirliğine de ihtiyaç vardır.

Hindistan’da nisbi yoksulluk %20 seviyelerindeyken Çin’de bu oran çok daha düşüktür. Hindistan’da özel sektör ve sivil toplum yoksullukla baş edilmesi için gerçekten takdire şayan faaliyetlerde bulunsalar da bunlar yeterli değildir. Hindistan hükümeti bu açığı görüp, her ne kadar Çin’ e nispeten bu problemi halletmede geri kaldıysa da, daha fazla önem göstereceğinin sinyallerini vermektedir.

Çin yoksullukla mücedelede daha erken davranmıştır. 1978 yılında nüfusun %30’u yoksulluk sınırının altındayken 1998’de bu %4.8’e inmiştir. 2011 yılı itibariyle bu %2.8 dir. Çin dünyada yoksullukla mücadelede en başarılı ülkelerden biridir.

Çin; mal, hizmet ve altyapı gibi alanlardaki gelişmelerle yoksulluk problemi aşılmıştır. Özellikle sahil çevresindeki eyaletlerde yoksulluk ciddi şekilde azalmıştır. Çünkü buralara dış yatırım gelmiş, bir çok fabrika kurulmuştur. Bu da o bölgelerdeki halkın ekonomik seviyesini artırmıştır. Fakat Çin’in iç kesimlerindeki kırsal kesimlerinde halen yoksulluk mevcuttur.

Hindistan, Çin’i bazı alanlarda örnek almaktadır. Çin nasıl halkını yoksulluktan kurtarmada başarılı adım attıysa Hindistan da bunları gerçekleştirmek istemektedir. Bundan dolayı da yaşam standartlarını artırmak, yoksulluk pençesinde halkının durumunu daha iyi hale getirmek için Çin’den 20 milyar dolarlık altyapı yatırımı sözü almıştır. Bu altyapı yatırımı otoyollar, limanlar ve demiryolları gibi alanları da kapsamaktadır.

Hindistan Çin’den bu alanda da geridir. Çin’in, Shenzhen ve Şanghay’da çok büyük limanları varken Hindistan’ın mallarını ihraç edebileciği, günümüz şartlarına uygun limanları yoktur. Aynı zamanda altyapı gelişimi, Hindistan’ın beş yıllık kalkınma planı çerçevesinde çözmek istediği bir problemdir.

Son zamanlarda iki ülke arasında yapılan resmi ziyaretler

Xi Jingping’in 2014 Eylül ayında yaptığı Hindistan ziyaretinde üç önemli konu ele alındı. Bunlardan birincisi sınır anlaşmazlıklarının çözüme kavuşturulması ikincisi Hindistan’dan Çin’e daha fazla ihracat yapılması ve üçücüncüsü de altyapı projeleri idi.

Hindistan Başbakanı Modi 2015’in Mayıs ayında yaptığı ziyarette yine sınır anlaşmazlıkları, Hindistan’dan Çin’e daha fazla ihracaat yapılması gibi konular yine ele alındı ama Modi’ninn ziyaretine damga vuran olaylar Modi’nin Çin’in Twitter’ı Weibo’dan Çinlilere Çince “merhaba” deyişi, Li Keqiang ile selfie çekinmesi ve 22 milyar dolarlık taze anlaşma oldu.

Sonuç

İki adım ileri bir adım geri, Çin ve Hindistan arasındaki ilişkiyi özetleyen yerinde bir ifadedir. Bunun en belirgin sebebi iki ülke arasında henüz tam netliğe kavuşmamış sınır meseleleridir. Son zamanda yapılan ziyaretler sınır anlaşmazlıklarının iki ülke arasındaki ekonomik ilişkiye ayak bağı olmaktan çıkabileceği sinyalini vermektedir(6).

Hindistan ve Çin, çok değişik tarihleri, kültürleri ve siyasi sistemleriyle, birbirinden farklı, ama giderek kesişen, sık sık rekabet eden, zaman zaman işbirliği yapan ve bir çok durumda da birbirlerinin başarılarından ve başarısızlıklarından ders alan kalkınma yollarını izliyorlar. Sonuç: Dünyanın her yerinde hissedilen etkiler yaratan, büyük bir ekonomik değişim(7).

Kaynakça

(1)http://www.chinabusinessreview.com/china-and-india-greater-economic-integration/
(2)http://www.slideshare.net/sinchit/china-vs-india-11535156
(3)http://qz.com/183134/china-is-now-indias-top-trading-partner-and-one-of-its-least-liked/
(4)http://www.theguardian.com/news/datablog/2013/feb/22/cameron-india-trade-exports-imports-partners
(5)Özsoylu,`Ahmet Fazıl. Destek Yayınları. 2009. Nasıl Başardılar İrlanda Çin Hindistan
(6)http://www.forbes.com/sites/anaswanson/2014/09/28/five-reasons-india-shouldnt-worry-about-its-trade-deficit-with-china/
(7)Worldwatch Enstitüsü, Dünyanın durumu Özel Konu: Çin ve Hindistan, Tema Vakfı Yayını. 2006 s.4