Çin’de Hayalet Festivali

0
691

Budistler tarafından kutlanan Zhongyuan Festivali, nam-ı diğer Ullambana Festivali, Çin’de her sene ay takviminin yedinci ayının onbeşinci gününde kutlanıyor.

Hayalet Festivali’nin Çinliler arasında çok yaygın bir biçimde kutlanmasının yanısıra Çin dışında Tayland, Japonya, Kuzey Kore, Singapur ve Malezya gibi ülkelerde de kutlanmaktadır.

İlk çağlardan bu yana, Çinliler ahiretin kapılarının bu günde açıldığına, dolayısıyla çeşitli etkinliklerle hayaletlerin onurlandırılması gerektiğine inanıyorlar. Bu yüzden bu festival “Hayalet Festivali” olarak da biliniyor. Budist öğretilere göre, festival gününde sunulacak adaklar sayesinde vefat eden aile bireyleri ve akrabalar, ahiretteki kötü durumlardan kurtarılabilir.

Çin’de vefat eden akrabaların anıldığı ve geçmişteki ataların ruhlarına hürmet gösterildiği iki festival daha bulunuyor. İlkbaharda kutlanan Qingming Festivali ile sonbaharda kutlanan Chung Yeung Festivali’nde bizdeki bayramlarda olduğu gibi mezarlık ziyaretleriyle vefat eden akrabalar ziyaret ediliyor. Zhongyuan Festivali’nde ise farklı olarak, vefat edenlerin canlıları ziyaret ettiğine inanılıyor.

Ullambana Festivali genellikle “Annesini Kurtaran Mulian” efsanesiyle ilişkilendirilir. Efsaneye göre, ölüler diyarında sayısız eziyet ve zorlukları aşarak annesini bulmayı başaran Mulian (目连), bir grup hayaletin ona işkence etmekte olduğunu görür. Mulian annesine toprak bir kapta pilav ve yemek göndermek istese de yiyecekler gözü dönmüş, aç hayaletler tarafından kapılır. Bu şekilde annesine yardım etmenin imkansız olduğunu düşünen Mulian, Buda’dan yardım ister. Buda da Mulian’e ayın onbeşindeki (ay takvimine göre) Ullambana Orucu’na katılmasını tembihler. O günde tüm Budist rahiplere çok çeşitli yiyeceklerle birlikte özellikle beş meyve (şeftali, erik, kayısı, kestane ve hurma) sunulurdu. Mulian de o gün Ullambana kabını meyveler ve vejeteryan yiyeceklerle doldurup annesinin ruhuna adakta bulunur. Böylece annesine eziyet eden aç hayaletler ayaklarından asılırken Mulian’in açlık ve azap içindeki annesine de yiyecekler ulaşmış olur. İşte bu efsanenin hatırası olarak ay takvimine göre yedinci ayın onbeşi, vefat eden yakınlar ve arkadaşların anıldığı Hayalet Festivali olarak kutlanıyor.

Nilüfer Fenerleri

Hayalet Festivali’nin çeşitli adetleri arasında en görkemli olanı su feneri yüzdürmek. Nilüfer feneri olarak da bilinen su feneri, yapışkan bir kağıda nilüfer çiçeği şeklinin verilmesiyle yapılıyor. İçine ufak bir mum veya lamba yerleştirilen nilüfer feneri festival gecesi göllere veya nehirlere bırakılıyor. Meşhur Yinyang felsefesine göre, yaşayan insanlar ve toprak Yang’a, hayaletler ve su da Yin’e bağlı kavramlardır. Bu yüzden nilüfer fenerleri yaşayanların dünyasında işlenip suya bırakılıyor.

Kağıt “Para” Yakma

Diğer bir inanışa göre, öteye göçmüş olan ataların, Yama (Budizm’de ölüm tanrısı) tarafından yarım aylığına serbest bırakılacağı söylenir. Böylece, Temmuz ayının başında ataların ruhlarını karşılamak ve ayın ortasında da onları uğurlamak bir adet haline gelmiştir. Temmuz ayının ortasında ruhlar uğurlanırken, bir yandan da ölen akrabaları ve arkadaşları ahirette harcasınlar diye parayı temsil eden kağıtlar yakılır. Hatta, bazen kağıtlar bir zarfın içine konularak “paraların” gideceği isim zarfların üstüne yazılarak belirtilir.

Öte yandan, Çin geleneklerine göre festival sırasında kötü ruhların saldırılarından korunmak için bazı tedbirler almak gerekiyor:

  • Gece vakti ıslak çamaşır asmamak gerekiyor çünkü ıslak çamaşırların kötü ruhları kolayca kendine çekebileceğine inanılıyor.
  • Gece saçlar dağınık bir şekilde uyumamak gerek, çünkü festival boyunca her yanda hayaletler kol gezdiğinden, kötü ruhlar saçları dağınık insanları kendilerinden biri zannedebilirler.
  • Yine gece doğum günü kutlamamak gerekiyor. Çünkü doğum günü şarkısı söylenirken eşlik eden bir ruhla karşılaşılabilir. Bu yüzden doğum günlerini gündüz kutlamak gerekiyor.
  • Gece fotoğraf çekilmemeli. Kötü ruhlardan biri kareye girebilir ve fotoğrafı çeken kişiyi evine kadar takip edebilir.
  • Festival süresince “hayalet” ve benzeri uygun olmayan kelimeler kullanılmamalı, çünkü bundan alınan kötü ruhlar intikam almak isteyebilirler.
  • Ölülere harçlık olsun diye yakılan kağıtların etrafında çok sayıda ruh bulunabileceğinden, yanan kağıtların üstüne basmak onları sinirlendirebilir ve basan kişiye zarar verebilirler.
  • İnanışa göre insanı kötü ruhlardan koruyan, başta ve omuzlarda olmak üzere üç ateş demeti vardır. Yine bu günlerde insanların omzuna dokunmamak gerekiyor, aksi takdirde koruyucu ateşleri söndürmek ihtimali var.
  • Son olarak, ıssız bir yerde yürürken arkadan duyulan sese dönüp bakmamak gerekiyor, çünkü korkutucu bir manzarayla karşılaşma ihtimaline inanılıyor.