Çin’de Helal Gıda Kanunu Mümkün mü?

0
824

Çin Halk Cumhuriyeti içerisinde yaşayan ve nüfusları kendi içerisinde değişiklik arz eden müslümanlığı kabul etmiş 10 farklı ırk bulunmaktadır. Çin’de toplam nüfusun %19.3’ünü teşkil eden azınlıkların yaklaşık beşte ikisini Müslüman nüfus oluşturmaktadır. Bu Müslüman nüfusun büyük çoğunluğu Hui ve Uygur ırklarına bağlı olmakla beraber Çinli Müslümanlar arasında helal gıda hassasiyeti o kadar yüksektir ki, Çin halkı arasında müslümanlığın tanımı yiyecek alışkanlıklarıyla beraber anılır olmuştur. Dolayısıyla bu hassasiyet Çinli Müslümanlar tarafından helal gıda kanunu talebine sebebiyet vermiş ve bu doğrultuda Hui ırkı önderliğinde bir helal gıda kanun tasarısı hazırlanmıştır. Bu yazıda, Çin’de senede bir toplanan ve 56 ırkın temsilcilerinin katıldığı halk temsilcileri toplantısında, bu sene Hui ırkı temsilcisi tarafından hükümete sunulan fakat hükümet tarafından kabul edilmeyen bu yasa tasarısının içeriği açıklanarak farklı açılardan avantaj ve dezavantajları işlenecektir.

Helal gıda gereksinimi duyan ve İslam dinine inanan 10 ırkın oluşturacağı bir heyetin belirleyeceği helal standardıyla oluşturulacak olan Helal Gıda Kanunu ile tüm Çin genelinde şüpheli Helal ürün tüketimini ortadan kaldırmak amaçlanmaktadır. Aynı zamanda bu kanunun geçmesi halinde bu standarda uymayan lokantalar ve fabrikaların kapatılması, yüklü para cezasından hapis cezasına kadar bir çok yaptırım hukuk çerçevesinde koruma altına alınmış olacak ve devlet sorumluluğu altına girmiş olacaktır.

  1. Çinli Müslümanlar İçin Önemi

​Helal gıda tüketimi, yukarıda belirtildiği gibi Çinli Müslümanlar açısından çok önemli ve hassas bir konudur. Çinli Müslümanlar, Helal Gıda Kanunu ile et kesiminden meşrubata, aperatif atıştırmalıktan kozmetik ürüne kadar helal sorununun çözüleceğine inanmaktadır. Ayrıca, bu kanunun kabul edilmesi halinde geçtiğimiz yıllarda Çin sınırları içerisinde rastlanan helal damgalı domuz eti gibi trajikomik durumlara karşı bir caydırıcı güç niteliğinde olacağı düşünülmektedir.

2) Çin Hukuku Açısından Değerlendirilmesi

Çin Halk Cumhuriyeti Anayasası 36.maddesinde belirtildiği gibi; “(inanç özgürlüğü ilkesi) Çin Halk Cumhuriyetin’de inanç özgürlüğü (dine inanma) vardır.  Herhangi bir ülke mekanizması, sosyal örgüt veya bir kişi, halkı herhangi bir dine inanmaya veya inanmamaya kesinlikle zorlayamaz, ayrıca bir dine inandığından ötürü ya da inanmadığından dolayı bir kişiye kesinlikle zulmedemez. Devlet, genel dini aktiviteleri korur. Herhangi bir kişi dini olayları kullanarak, toplum düzenini bozamaz, halkın sağlığına zarar veremez, ülke eğitim sisteminin aktivitelerini kesinlikle engelleyemez. Dini örgütler ve dini olaylar yabancı ülkelerinin yardımını ve gücünü kabul edemez.

Yukarıda da görüldüğü üzere Çin Halk Cumhuriyeti herhangi bir dine ve dini haklara kısıtlama getirmemektedir. Bu açıdan Çinli Müslümanlar Helal Gıda Kanunu’nun kabulünün Çin Anayasası ile herhangi bir çelişki içermeyeceğini iddia etmektedirler.

3) Azınlık Irkların Haklarının Konumu

Çin Halk Cumhuriyeti Anayasası 4.maddesinde; “Kanunlar önünde ve her türlü sosyal platformda her ırktan birey eşittir. Bir ırkın diğer bir ırka herhangi bir üstünlüğü yoktur. Bütün ırkların kanuni hakları ve çıkarları eşittir. Bütün ırklar kendi geleneklerini ve alışkanlıklarını korumakta ve değiştirmekte özgürdür.

​Çin Halk Cumhuriyeti’nin vermiş olduğu inanç özgürlüğü konusunda aynı zamanda bu dinlere inanan insanların ve azınlık ırklarının haklarının korunması sorumluluğu da bulunmaktadır. Devlet  tarafından sağlanan inanç özgürlüğünde İslam dinine inanan halk gruplarının ve ırkların haklarının korunması da gözardı edilmemesi gerektiğini vurgulayan Çinli Müslüman liderler, verilen özgürlüğün bir sonucu olarak devletlerinin ırkların kendi geleneklerini ve alışkanlıklarını devam ettirmesine saygı duyması gerektiği ifade etmektedirler.

4)Dünya Helal Sertifikası Standardı ve Çin’e Uygulanabilirliği

Dünyada helal gıda çalışmaları Müslümanların azınlık olduğu ülkelerdeki Müslümanların girişimleriyle  başlamıştır. Helal sertifika uygulaması ise 1960’lı yıllarda ABD de yaşayan Müslüman gıda ve teknik uzmanları tarafından atılmış bir adımdır. Malezya, Endonezya, Brunei, Suudi Arabistan gibi ülkelerde devlet bazında helal sertifikalandırma işlemi yapılırken diğer pek çok ülkede çeşitli kurumlar tarafından bu işlem yürütülmektedir. Dünyadaki helal sertifika kurumları, büyük ölçüde vakıf, dernek ve sivil toplum kuruluşu olarak görev yapmakta, sertifikalama karşılığında, bu faaliyetlerin devamını sağlamak için belli ücretler talep etmektedirler.

​Bu ülkeler arasında Malezya helal gıdanın lider ülkesi konumundadır. Malezya’nın ana hedeflerinden birisi, tüm dünya ülkelerine sertifikalı helal ürün konsepti bağlamında gıda ürünü ihraç eden bir merkez konumuna gelmektir. Bu amaçla Malezya, ürünlere helal olarak üretildiklerine dair helal sertifikası vermek üzere bir kamu kuruluşu olan JAKIM’i kurmuştur. JAKIM, Birleşmiş Milletlerce de kredibilitesi onaylanmış dünyanın en önde gelen helal gıda sertifika kuruluşudur. Malezya, 2004 yılında helal gıda ile ilgili üretim, hazırlama, işleme ve depolama konularını içeren MS 1500:2004 adlı Malezya Standartları’nı hazırlamış ve uygulamaya koymuştur.

​Çinli Müslümanlar, Malezya devletinin bu helal sertifika uygulamasını günümüzde zaten benimsemiş durumdalar, ancak resmiyette bunu ifade eden herhangi bir yazılı ya da sözlü bir anlaşma bulunmamaktadır. Çin Halk Cumhuriyeti helal gıda yönetimini tek çatı altında toplayabilirse bir sonraki adım olarak JAKIM’e başvuru yapıp herhangi bir yardım ve işbirliği talep edebileceği öngörülmektedir.

5) Helal Gıda Kanunu’nun Gerekliliği ve Muhtemel Yönetimi

Günümüzde Çin müslümanları helal gıda teminatını devletin de desteklediği yerel sivil kuruluşlar yani örgütler aracılığıyla çözmeye çalışmaktadır ve bu yerel örgütler hali hazırda helal gıda güvenirliği teminatı konusunda büyük ölçüde öneme sahiptirler. Öte yandan bahsi geçen helal gıda kuruluşları her eyalette, her özel yönetim bölgesinde farklılık göstermektedir. Mesela, Nanjing Helal Gıda Örgütü, Ningxia Hui Irkı Özerk Bölgesi Helal Gıda Örgütü, Xingjiang Özerk Bölgesi Helal Gıda Örgütü gibi. Bu örgütlerin sayısı günümüz Çin devleti sınırı içinde bir hayli fazla olmakla beraber hepsinin kendi içerisinde uyguladığı bir yönetmeliği bulunmaktadır, yani herhangi bir standart yönetmelik bulunmamaktadır, ve çoğu örgüt yönetiminde Müslüman yönetici sayısı bir veya ikiyi geçmemektedir.

​Günümüzde helal gıda yönetimi, Çin Devleti Din İşleri Departmanı ve Azınlık Irklar Departmanı’nın sorumluluğunda bulunmaktadır. Çinli Müslümanlar Helal Gıda Kanunu çerçevesinde, helal gıda konusunda ortak ve tek merkezden yönetilen bir yönetim sistemi kurulmasını, bu heyetin Çin devletinin atadığı bir yönetici eşliğinde 10 ırkın kendi seçeceği ve helal gıda konusundaki bilgilerine güvenilen temsilciler tarafından yönetilmesini talep etmektedirler.

6) Halk Tarafından Kabul Edilebilirliği ve Güvenirliği

Çinli Müslümanlar ​ortak bir helal damgasının bir çok şüpheyi ve tedirginliği yok edeceğini ifade etmektedirler. Çünkü bazı yerel kuruluşların yönetmeliğinin ve denetiminin çok sıkı olmamasından ötürü halk içerisindeki bazı kesimler tarafından her örgütün damgasına kesin gözüyle helaldir diye bakılamamaktadır, sonuç olarak bu kanunun çıkması ile ülke genelinde düzenlenecek ve uygulanacak tek tip ve standart bir içerik olacaktır. Ancak ortaya çıkması beklenen muhtemel bir problem ise, mezhep farklılıklarından ve kültür farklılıklarından doğabilecek gıda tüketim farklılığı. Mesela bu Müslüman ırklar içerisinde kültürlerinden gelen ve at eti tüketimini seven ırklar bulunmaktadır. Ayrıca deniz ürünleri tüketimi açısından da farklılık gösteren ırklar bulunmaktadır. Ancak bu problemin nasıl çözüleceği henüz tam bilinmemektedir ve hangi standardın ortak kabul edileceği net değildir. Bu yüzden Malezya Devleti’nin hazırladığı dünya helal gıda standardı büyük ihtimalle Çin standardına da yön verecektir.

7) Ekonomiye Vereceği Muhtemel Etki

Çin Devleti sınırları içersinde halihazırda herhangi bir ortak helal standardının bulunmamasından ötürü bazı kesimler tarafından şu an bulunan yerel helal damgalarına yukarıda da bahsedilen yönetimdeki Müslüman azlığından ve denetimin çok sıkı olmaması gibi sebeplerden dolayı şüpheyle yaklaşılmaktadır ve bu durum Çinli Müslümanların ithal helal ürünlerine yönelmesine sebebiyet vermektedir. Bu da Çin ekonomisinde kaynakların belirli bir kısmının yabancı sermayelere kaydırılması anlamına gelmektedir. Ancak Helal Gıda Kanunu geçmesi halinde ve bir sonraki aşama olan bu kanunun tüm gıda üreticilerine teşviki ile Çin sınırları içerisinde ithal helal gıda gereksinimi ortadan kalkacaktır ve helal gıda tüketici kesim tarafından maliyet azalmış olacaktır. Bu bahsettiğimiz konu biraz daha aperatif atışmalıklar ve hazır gıda kapsamındadır.

​Helal Gıda Kanunu ile birlikte restoran ve fast food kapsamında fiyatlara biraz da olsa bir artış gelmesi muhtemeldir. Çünkü, helal olarak tüketilen çoğu ürün, helalliğini tam olarak bilinmeyen maliyeti düşük hayvansal ürünlerden temin edilmektedir. Ancak bu kanunun gelmesi halinde bu tür şüpheli ve maliyeti düşük ürünlerin önüne geçilmiş olacaktır.

 

8) Kabul Edilmesi Halindeki Muhtemel Dezavantajları

Eğer bu kanun kabul edilirse, helal standartları tamamen uygulanması anlamına gelir. Yani bu kanunla beraber helal restoranlarda içki satışı da yasaklanmış olacaktır. Günümüzde Çin’de helal restoranların büyük bir çoğunluğunda alkollü içeçek satışı da bulunmaktadır. Kanun sonrası bu satışın engellenmesinden dolayı içki tüketen kesimlerin helal restoranlara gitme oranını büyük bir ölçüde engelleyecektir. Çin’de yemek kültürüne oturmuş olan “bir parça et, bir yudum içki” lafı zaten bu kesiminde yemekle beraber içki tüketimine ne kadar değer verdiğini göstermektedir. Bu durum helal restoran sahiplerini ekonomik yönden etkileyecektir.

Bir başka muhtemel dezavantajı ise toplumda bir sınıflaşmaya sebebiyet vermesi ihtimalidir. Yani içki tüken kesimin içki satışı olmadığından helal restoranlara gitmemesi ve bir önyargıya yol açabilir.

9)Bu Kanun Neden Kabul Edilmedi?

Bu tasarının kabul edilmemesine yönelik hükümet tarafından resmi bir açıklama yapılmadı. Ancak bu durum sosyal medyada ve halk içerisinde değişik söylemlerle dile getirildi.

Budist, Taoist, Hristiyan halk temsilcileri ve alimleri bu kanunun geçmesine sıcak bakmamaktadırlar. Çünkü bu kanunun geçmesi bir dine ayrıcalık tanınmış olması anlamına gelmektedir ve bu durumu eşitsizlik olarak değerlendirmektedirler.

Halkın bazı kesimleri tarafından bu kanunun geçmesi Çin Halk Cumhuriyeti’nin sosyalist yapısını bozacağını düşünüyor bu yüzden kabul edilmemesi gerektiğini düşünüyor.

Partili kesimi ise bu durumun Çin mekanizmasına uygun olmadığını ve her dine eşit olunması gerekçesiyle geçmemesi gerektiğini savunuyorlar.

KAYNAKÇA:

—为清真食品立法 ( 记者 王薇 “全国政协委员、安徽省政协民族和宗教委员会副主任、中国伊斯兰教协会副 会长穆”)

—从清真食品立法看宗教信仰自由及少数民族风俗习惯的法律保护  (作者单位为中央民族大学法学院:   张伟达 )

—  加快清真食品立法 ,依法保护穆斯林消费者的合法权利  (陕西省民族事务委员会, 陕西 西安:马 云 )

 

—  清真食品立法思考  (青海民族大学,   马芳 )

—Islamic Law in America (C.F. Castleberry)

—Gıda ve Hukuk  (M.Ü.Huk. Fak. Ar. Gör: Hüseyin Melih ÇAKIR)

http://dunyahelalbirligi.org/Talimatlar/HelalSertifikasyonStandart.pdf

—Dünyada helâl gıda ve helâl gıda sertifikası (İlknur Melekoğlu)

—Kosher or Halal? American Muslims Debate Which Food Certifications To Follow (Chaya Rappaport)

—清真食品立法,法理依据何在? (http://bbs.hainan.net/post-worldlook-1643707-1.shtml)

http://www.newsmth.net/nForum/#!article/Picture/1164806

http://att.newsmth.net/nForum/att/Picture/1164806/133904