Çin’in Kaleminden Çin (1): Eğitim

0
491

2009 yılında Çin, yüksek lisans seviyesinde 511 000 yeni adayın başvurusunu kabul ederek 1,41 milyon kayıtlı öğrenciye ulaştı ve 371 000 mezun verdi. Yükseköğretim kurumları, 6,4 milyon yeni öğrenci kabul ederek toplamda 21,45 milyon kayıtlı öğrenciye ulaştı ve 5,31 milyon öğrenciyi mezun etti. Meslek Yüksek Okulları, 8,74 milyon yeni öğrencisi ve 6,19 milyon yeni mezunuyla beraber 21,79 milyon talebeye eğitim verdi. Liselerde 8,3 milyonu yeni, 8,4 milyonu da mezun olmak üzere toplam 24,34 milyon; ortaokullarda 17,89 milyonu yeni ve 17,98 milyonu mezun olmak üzere 54,41 milyon; ilkokullarda ise 16,38 milyonu yeni 18,05 milyonu mezun olmak üzere 100,72 milyon öğrenci eğitim gördü. Özel eğitim verilen okullarda 64 bini yeni kayıt olmak üzere 428 000 kayıtlı öğrenci talim edildi. Çin’deki anaokulları ise 26,58 milyon çocuğa kapılarını açtı.

Ücretsiz ve zorunlu eğitim, Çin’in hem kentsel hem de kırsal bölgelerinde uygulanmaya devam edildi. Çin eğitim alanında, genel kalkınma odaklı eğitimin ilerlemesine, şehirlerde ve kırsal kesimde eğitim gelişiminin genel planlamasına, mesleki eğitimin teşvikine, yüksek öğretimin ve öğretmenlerin kalitesinin arttırılmasına ve reformun derinleştirilmesine ağırlık verdi.

2010 yılında da Çin, eğitim reformunu kalıcı hale getirmek adına yürüttüğü faaliyetlerine devam etti. 28 Şubat’ta, halkın büyük ilgi gösterdiği ve desteklediği, “Orta ve Uzun Vadede Eğitim Sisteminin Geliştirilmesi Ulusal Reform Programı”, resmen yürürlüğe girdi. Takip eden 10 yıl boyunca Çin eğitim reformunun rotası belirlenmiş oldu. Çin hükümetinin eğitime olan bakış açısını gösterecek bir hale büründürmek için, program yıllarca tartışıldı ve defalarca değiştirildi. Böylece, eşit eğitimin ve eğitim sisteminin reformu için hazırlıkların önemi vurgulandı ayrıca daha da önemli olan eğitime hükümetin etkisinin yok edilmesi ve politikayla üniversitenin ayrılması gerektiği belirtildi.

Eğitim alanındaki gelişmelerin dengesizliği, 1990’lardan bu yana Çin’i endişelendirmektedir. Endüstriyelleşme ruhuyla beraber, ekonomik değerler ve iş mantalitesi, eğitim hakkını ve değerlerini ciddi bir şekilde yaraladı, savunmasız grupları toplumsal servisleri kullanma hak ve imkanlarından mahrum bıraktı ve eğitimdeki eşitsizlik problemini gözler önüne serdi. Program, kapsamlı stratejisinde barındırdığı, “Eğitimde eşitliği sağlamak, devletin başlıca eğitim politikalarındandır” ve “Eşit eğitimi teşvik, hükümetin ana sorumluluklarındandır” maddeleriyle bu soruna net bir cevap vermiş oldu. Zorunlu eğitimin dengeli bir şekilde gelişmesini sağlamak, eşitliği sağlamakla eşdeğerdir. Program, okul seçim problemini çözmek, okullardaki kötü koşulların iyileştirilmesini hızlandırmak, kentsel ve kırsal alanlar arasındaki farkı azaltmak ve kırsal kesime kaynak dağıtımı yapmak için somut önlemler önermektedir.

Eğitimde eşitliği temin etmek adına program, hükümetin sorumluluklarını ve sınırlarını belirler; hükümetten, malzeme ve hizmet sağlamasını ve piyasada eşitliği korumasını talep eder; 2012 yılında eğitime yatırılan miktarın GSYİH’nin %4’ü kadar olmasını tavsiye eder.

Program, eğitimdeki eşitliği sağlamak dışında, Çin’de eğitime yeni bir soluk getirecektir. Bu program,  “üniversitelerdeki mevcut idarinin yapının aşamalı olarak yürürlükten kaldırılması”, üniversitelerin özgürlüklerinin genişletilmesi”, “Çin karakterine uygun modern bir üniversite sistemi geliştirilmesi” ve “sınav ve kabul sisteminin değiştirilmesi” gibi önemli sosyal sorunlara da makul çözümler sunar.

Fikrin tohumları ve programın somut adımları, hükümeti zor bir durumla başa çıkmaya, problemleri çözüp eğitimde kapsamlı bir reform yapmaya zorladı.

Yazının orijinaline şu adresten erişilebilir  : http://www.amb-chine.fr/fra/gzzg/t829187.htm