Hindistan’a Yolculuk (Xiyouji)

0
436

Dört Büyük Klasik Çin Romanı(四大名著), kavramı ilk defa Ming Hanedanlığı Dönemi’nde, o zamanın en önemli dört eseri için kullanılmıştır. O zamandan bugüne “Dört Büyük Klasik Çin Romanı” kavramı hiç değişmese de eserlerde farklılıklar olmuştur. Günümüzde “Dört Büyük Klasik Çin Romanı” olarak adlandırılan eserler şunlardır :Kırmızı Konağın Rüyası (红楼梦 Hong Lou Meng), Üç Hanedanlık(三国演义 San Guo Yan Yi), Sürgün Bataklığı(水浒传 Shui Hu Zhuan), Hindistan’a Yolculuk (西游记 Xi You Ji). Bu eserlerin öne çıkmasının en önemli nedeni, yazıldıkları dönemden itibaren toplum üzerinde geniş çaplı bir tesire yol açmış olmalarıdır. Yazıldıkları devri ayrıntlılı olarak betimlemeleri ve kültürel birçok konuyu ele alıyor olmaları bu eserleri öne çıkartan diğer nedenlerdir. Bu sebeplerdenden ötürü de Çin’in tarihi ve kültürü hakkında ayrıntılı bilgiye bu eserler aracılığıyla ulaşılabilmektedir.

Dört roman arasında en macera dolu olanı, “Hindistan’a Yolculuk”tur. 7. yüzyılda, Çin’de tanınmış Budist rahib Tang’ın (Xuanzang), Budizm kitabını almak için Hindistan’a gidiş öyküsünden ilham alınmıştır. Eserde, Rahip Tang ve üç çırağının Hindistan’a Budizm’in kutsal kitabı Sutra öğrenmeye gidişleri ve yolda başlarından geçen maceralar anlatılmaktadır. Eser 16. yüzyılda Ming Hanedanlığı Dönemi’nde Wu Cheng En tarafından kitap haline getirilmiştir.

Her ne kadar İngilizce’ye, Batı’ya Seyahat (Journey To The West) olarak çevrilmiş olsa da pek de doğru bir çeviri değildir. Kitabın Çince’deki orijinal ismi olan Xi You Ji’ deki (西游记), Xi (西) karakteri Batı manasına gelmekle birlikte, Xi Tian (西天) yani Antik Çince ’de Hindistan veya Budizm Ülkesi manasına da gelmektedir. Bununla beraber Xi (西) karakteri Budizm’e ait Sukhavati yani Batı Cenneti manasına da gelmektedir. You Ji (游记) ise seyahat notları manasına gelmektedir. Okuyucunun aklında somut bir yer edinmesi için bu yazıda “Hindistan’a Yolculuk” denilmiştir fakat Sukhavati veya Budizm Ülkesine Seyahat de denilebilir.

Romanın yazarı Wu Cheng En (1500-1582) Jiangsu eyaletinin Huai An kentinde doğmuştur. Ming Hanedanlığı Dönemi’nin önde gelen yazarlarındandır. Küçük yaşlardan itibaren zekasını göstermeye başlayan Wu Cheng En; kitap okumayı, resim yapmayı, Çin hat sanatıyla uğraşmayı, şiir yazmayı severdi. Wu Cheng En, genç yaşlarında edebiyat konusundaki olağanüstü yeteneğiyle memleketinde ün salmış durumdaydı ancak Wu Cheng En, Kejü sınavında (Çin’de yüzyıllar boyu memurları seçmek için düzenlenen sınav) uzun bir süre başarısız olmuş, 40 yaşından sonra ancak memur olabilmiştir. Bu nedenle Wu Cheng En, babasının ölümünden sonra yoksul bir hayat yaşamıştır.

Wu Cheng En’ın “Hindistan’a Yolculuk” kitabını hangi tarihlerde yazdığı net bilinmemekle birlikte ellili yaşlarda kitabın ilk bölümlerini yazdığı tahmin edilmektedir. Kitabın ilk bölümünü yazdıktan sonra sağlık problemleri el vermediğinden yazmaya devam edememiştir. Her ne kadar Wu Cheng En’ın sağlığı müsade etmese de yaşlanınca, memurluktan istifa edip memleketine dönmüş ve eserin geri kalan kısmını yazmıştır.

Kitabın İçeriği

Kitap Wu Cheng En tarafından parça parça yazılmıştır ve Ming Hanedanlığı Dönemi’nde de kitap haline getirilmiştir. Kitap yüz parçadan oluşmaktadır fakat bu yüz parça üç büyük bölüme ayrılabilir. Birinci parçadan sekizinci parçaya kadar olan kısım, birinci bölüm olup genel olarak Maymun Kral’ın doğuşu, Ustası Bodhi ile tanışması ve İlahi Saraydaki Büyük Gürültü olayı anlatılır. Bu bölümde Maymun Kral’ın isyankâr ve söz dinlemez karakteri açık bir şekilde ortaya konur. Kitabın en renkli bölümü birinci bölümdür.

Sekizinci parçadan başlayıp on üçüncü parçaya kadar olan kısım ikinci bölüm olup, genel olarak Rahip Tang’ın kökeninden, tecrübeleriden, niteliklerinden ve Hindistan’a Sutra öğrenmeye gönderiliş nedeninden bahsedildiği bölümdür.

On üçüncü parçadan eserin sonuna kadar olan kısım üçüncü bölüm olup genel olarak Rahip Tang’ın Hindistan yolculuğunda Maymun Kral , Zhu Ba Jie ve Rahip Sha’ı talebeliğe kabul edişi ve binbir zorluklar sonucu Sutra’yı asıl metninden öğrenip Çin’e geri dönüşünün bahseldiği bölümdür.

Karakterler

Rahip Tang: Tarihte yaşamış gerçek bir karakter olup Tang Hanedanlığı döneminin önemli Budist rahiplerindendir. O zaman 10 bin km’den fazla bir yol katederek 17 senede Hindistan’a varmış ve Sutra’yı asıl metninden öğrenmiştir. Yolda başından geçenleri Da Tang Xiyu Ji adlı eserinde yazmıştır. Rahip Tang Çin tarihinde önemli bir Budist rahip ve önemli bir seyyah olmakla birlikte önemli bir tercümandır, Sutra’nın  1300’den fazla  parçasını en zor ve en karmaşık dil kabul edilen Sanskritçe’den Çince’ ye çevirmiştir.

Kitapta ise geceleri mum ışığında kitap okuyan , sürekli Sutra üzerine araştırma yapan, Budizm’e çok bağlı bir kişi olarak tasvir edilmiştir. Buda tarafından Hindistan’a gidip Sutra’yı asıl metinlerinden öğrenmesi için gönderilir ve Buda ona üç değerli eşya verir: biri Budist rahip elbisesi jiasha, diğeri dokuz halkalı Budist rahip asası ve Maymun kralın başındaki altın halkalının büyülü sözleri.

Rahip Tang yolculuk sırasında sırasıyla Maymun Kral , Zhu Ba Jie ve Rahip Sha ile tanışır. Binbir zorluklar sonucu şu anki Hindistan Bihar’daki Nalanta Tapınağı’na(Da Xue Yin Tapınağı) varırlar. Orada Sutra’yı asıl metninden öğrenimlerini tamamlayıp Çin’e geri dönerler.

Maymun Kral: 2008 yılında vizyona giren ve başrollerini Jackie Chan ve Jet Li’nin oynadığı Yasak Krallık filminden hatırlarız aslında bu karakteri.´Kitapta en çok öne çıkan karakterdir. Kitap içindeki yaratıklar, insanları hem öldürür hem de yerler, hem paraya, hem kadına düşkündürler ve doğaüstü güçleriyle iktidarlarını sürdürürler. Onlar, gerçek dünyadaki şehir çetelerinin liderleri ve yetkiyi kötüye kullanan bürokratlara benzitilmektedirler. Diğer yandan, Wu Cheng En eserinde kötülüklerle mücadele eden ve olağanüstü güçlere sahip bir kahraman Sun Wukong’u da oluşturur. Yaratıklar ne kadar vahşi olursa olsun, Su Wukong’un gizemli silahı -iki ucunda altın halka bulunan bir demir sopa- karşısındakini, ya öldürür, ya da yakalar.

Hua Guo dağının kralıdır. İlahi Saray’ı darma duman etmesi, Ana İmparatoriçe’nin ölümsüzlük şeftalisini yemesi ve Hua Guo Dağını İlahi Saray’la denk görüp Gök Tanrısı’na hakaret etmesi sonucu Buda tarafından Wu Xing Dağı’na hapsedilir. Seneler sonra Rahip Tang onu oradan kurtarır ve Maymun Kral Hindistan yolculuğunda onu koruyacağına dair söz verir. Böylece Rahip Tang’ın ilk çırağı olur.

Zhu Ba Jie: Ay Tanrıçasına sarkıntılık yapması dolayı cennetten kovulup Dünya’ya sürgün edilir ve gönderilirken suratı domuza çevrilir. Rahip Tang’ın ikinci talebesidir. Dürüst, samimi bir karaktere sahip, güçlüdür fakat katı karakterli değildir ve kadınlara ve yemeğe karşı aşırı bir zaafı vardır.Silah olarak büyülü dokuz dişli tırpanı vardır.

Rahip Sha: Aslında İlahi Saray’da Gök Tanrısı’nın perdagar amiralidir, çok özel bir kabı (Çince ismi liulizhan) yanlışla kırdığı için ceza olarak Gök kuralları gereğince dünyaya sürgün edilir. Liu Sha Nehri’nde Tang Rahip, Maymun Kral ve Zhu Ba Jie ile karşılaşır, orada Rahip Tang tarafından çıraklığa kabul edilir.Karakter olarak ne Maymun Kral kadar asi, ne de Zhu Ba Jie kadar yemek ve kadın düşkünüdür.Yapması gerekli bir iş olduğunda elinden gelenin en iyisini yapmaya çalışır ve başkalarının eleştirmesinden korkmaz. Rahip Sha silah olarak Dolunay Pala’sına sahiptir.

Hindistan’a Yolculuk kitabı Ming Hanedanlığı Dönemi’nin sosyo kültürel yapısını destansı bir dille resmederken,tasvir ve betimlemelerle bir çok tarihi gerçeğe değinmiştir.Yazıldığı tarihten bu yana yaklaşık 5 asır geçmesine rağmen hala Çin’de çocukların kendi tarih ve kültürlerini öğrenmeleri için ilkokul, ortaokul ve lise seviyesine göre farklı farklı basımları mevcuttur ve ayrıca bu romanla alakalı birçok dizi ve film çekilmiştir. Çin’de bu kadar önemli bir yere sahip olmasının en büyük nedeni de yazıldığı dönemi ayrıntılı ve sanatlı bir dille betimlemesi ve birçok kültürel esası içinde barındırıp günümüze kadar taşımasıdır ve halan daha birçok kişi tarafından üzerine araştırma yapılamasına bakılırsa tarih boyunca “Çin’in Dört Büyük Klasik Romanı”ndaki yerini koruyacak.