Pax Sinica Çin’in Dünya Düzeni

0
375

Çin ve Uzakdoğu üzerine çalışmaları ile tanınan Türk akademisyenlerinden, Selçuk Üniversitesi’nde görevli Yard. Doç. Dr. Barış Adıbelli imzasını taşıyan bu eser, Çin üzerine çalışmak isteyenler için güzel bir başlangıç. Yazar argümanlarını kitabın başında tarihi veriler üzerine kurmuş. Zira yazarın da belirttiği gibi : “Zaman zaman yapılan en büyük metodolojik hata Çin’e Batı’dan ve Batılı gibi bakmak. Oysa Çin iki bin yıldan beri sınırlarını kendi belirlediği dünyası içinde medeniyetini, kültürünü ve sistemini geliştirerek Batı’dan ve diğer medeniyetlerden ayrı durmuştur. Bu nedenle her türlü olaya Çin’in bakış açısı kendi kültür ve tarihi değer yargıları üzerinden olmaktadır.” Çinlilerin büyük oranda reflekslerini ve yorumlarını tarihi geçmişlerinden aldıkları vakidir. Dolayısıyla, yakın tarih Çin’ini incelemek için önbilgiye sahip olmak elzemdir. Eser de Çin tarihinden giriş yaparak sonrasında Çin yakın tarihindeki belli başlı olayları bunlarla yorumlamaktadır. Bunlardan başlıca ve en önemlisi ise “Pax Sinica” mefhumudur.

Pax Sinica nedir? Tarihte Han, Tang ve Ming hanedanlıkları zamanındaki büyük Çin Devletinin gücüne ve otoritesine nispeten kullanılan bu tabir şimdilerde ise yine tarihtekine benzer bir manaya bürünme aşamasındadır. Washington yönetiminin Çin’i 21. Yüzyılın tehlikesi olarak hedef tahtası üzerine oturttuğu bu zamanlarda dengenin diğer ucunda ise hesaplar farklı bir şekilde yürütülmektedir. Amerikan demokrasisine gönderme yaparcasına tarihten miras bir tabir olan “Pax Sinica” koyacaklardır bu yeni düzenin adını. “Pax Sinica” yani “Çin Barışı”. Her süper gücün eninde sonunda kullanacağı bir joker kartı olmalıdır çünkü. Bir yerde dengelerin değişmesine karar verildiyse ya demokrasi ya da barış içindir.

Kim bilir belki de Marks’ın Avrupa üzerinde temaşa ettiği o hayalet Çin’e aittir. Zira ABD’nin de haklı olarak korktuğu bir şey var ki, neredeyse tüm dünya piyasalarını istila eden, yerkürenin beşte bir nüfusunu kontrol eden ve her sene askeri gücüne güç katan bu devlet veya kısaca parti, gün gelecek her entite gibi kendi nevi adına daha fazlasını talep edecektir. Henüz ara geçiş formunda olduğumuz şu anlara da bir isim koymak gerekirse eğer buna “Pax Sinica” diyebiliriz.

Arka Kapak

Berlin Duvarı’nın yıkılmasıyla başlayan süreç, Sovyetler Birliği’nin kendisini feshetmesiyle ilk aşamasını tamamlamış oldu. Komünist rejimlerde yaşanan büyük depremin Çin’de de yaşanması beklenirken, tam tersi bir gelişme meydana gelerek, Çin, bu yeni durumdan yükselen bir güç olarak çıkmayı başardı. Bir zamanlar, Batı tarafından uyuyan ejderha olarak tasvir edilen Çin, Soğuk Savaş sonrası dönemde yaptığı bu atılımla uyuyan değil Mao’nun 1949 Devrimi öncesinde tamamladığı “ayağa kalkan Çin” oldu. Berlin Duvarı’nın yıkılması ve Sovyetler Birliğinin ortadan kalkması klasik uluslararası ilişkiler öğretisinde Soğuk Savaşın bitişini simgeleyen iki önemli olay olarak yorumlanırken, Çin, açısından bu iki önemli olayın ötesinde Soğuk Savaşın bitimi daha gerilere 1970’lere gitmektedir. Soğuk Savaşın bitimi daha gerilere 1970’lere kadar gitmektedir. Soğuk Savaş boyunca Komünist Blok’un önemli üyesi Çin’in 1989’da Berlin Duvarı’nın çökmesiyle başlayan Sovyetler Birliğinin dağılmasıyla sonuçlanan süreçten Çin’in nasıl olup da Kuzey Kore ve Küba gibi komünist devletler yeni döneme yabancılaşırken, sisteme yabancılaşmadan, ama sisteme entegre de olmadan, kendi paralel sistemini ve dünya düzenini geliştirdiği ve siyasi sistemini ve yapısını muhafaza ederek çıktığı sorusu bu çalışmanın temel noktası ve cevap aradığı yegane sorudur.

“Pax Sinica Çin’in Dünya Düzeni” Özet Çalışması için Tıklayınız